Ebeveynlerin Rüyası Gerçek Oluyor: Bebeğinizin Uyku Problemleri İçin Çok Özel Taktikler

Kabuslar, gece terörü, karanlık korkusu, cep telefonları… Bebeklerin ve çocukların uyku kalitesini bozan, uykularını bölen onlarca sebepten sadece birkaçı… Her ebeveynin çocuğunu uyutma yöntemi farklıdır. Kimi yanında yatırır kimi ilk günden ayrı yatakta… Anne içgüdüsel olarak neyin bebeğine iyi geleceğini bilir. Ama ne yazık ki bebekler gece sürekli uyanmanın ebeveynlerine ne denli zor anlar yaşattığını bilemez…

Kaynak: https://www.thesun.co.uk/fabulous/225…

Her anne babanın bildiği gibi, geceleri çocukları yatağa sokmak ve orada kalmalarını sağlamak oldukça zorlu bir maratona dönüşebilir.

Hatta yaz aylarında geç batan güneş ve gün içindeki parlak güneş ışığı işleri biraz daha zorlaştırabilir bile.

Ama merak etmeyin, bir hemşirenin ağzından en iyi uyku taktiklerini dinledikten sonra sizin için işler pozitif yönde değişebilir.

Yapılan bir ankete göre, bebeklerin uyku konusu, anne ve babayı da farklı sebeplerden olumsuz yönde etkiliyor.

Bir çocuk markası tarafından yapılan ankete göre, çiftlerin yaklaşık yüzde 50’si çocuklarının yatma saatinin aralarında tartışmalara neden olduğunu söylüyor.

Yüzde 47’si uykusuzluğun ilişkilerine zarar verdiğini söylüyor.

Dört ebeveynden biri, yorgun hissetmenin iş günlerini etkilediğini söylüyor.

Haksız da sayılmazlar değil mi?

Neyse ki bunun bir çözümü var hatta belki birden fazla…

Pek çok ebeveyn bu uyku probleminin normal olduğunu düşünüyor ve hayatlarına o şekilde devam ediyor.

Elbette bir yere kadar normal. Ama bu uyku sorunu, sizin ruh halinizi ve partnerinizle olan ilişkinizi olumsuz yönde etkileyen bir durum haline dönüştüyse, bunun için bir adım atmak çok daha sağlıklı olacaktır.

Ebeveynlerin uyku konusunda en büyük şikayetleri, bebeklerinin ya da çocuklarının ‘tek başına uyumak istememeleri’!

İster 10 yaşında olsun ister 10 günlük bir bebek… Her yaştaki çocuğa bağımsız uyumayı öğretmek mümkündür.

Ancak şunu da unutmayalım doğduğu günden itibaren, her zaman onları kucaklayan, ellerini tutan ya da uykuya daldıklarında onlara masal okuyan bir ebeveynleri varsa, o zaman bir çocuğun sürekli sizi yanında istemesi de son derece olağandır.

Bu konuda kararlı tutumunuz ile onları bağımsız uyuyabilen çocuklar haline getirmek için de yapmanız gerekenler olacak elbette.

Bağımsız uyku için adımlarınızı yavaş atmalısınız. Keskin adımlar bebeğinizi üzer… Bebeğinizi ya da çocuğunuzu üzmeden ağlatmadan nazik adımlarla bunu başarabilirsiniz.

Çocuğun tek başına uyku rutinine yavaş yavaş uyum sağlaması için küçük adımlar atın.

Mesela çocuğunuzu uyuması için yanına yatırıp emziriyorsanız, onu kucaklamayı deneyin.

Veya onları kucaklıyorsanız, kucaklamadan yanlarına oturmayı deneyin. Bunu her gün yavaş yavaş yapın.

Odanın dışına çıkana kadar her gün yataktan biraz daha uzaklaşın.Bu şekilde 3-4 hafta içinde bebeğinizin uyku rutinini onu üzmeden oluşturmuş olacaksınız.

Çocuğunuz sürekli kötü rüyalar gördüğü için uyuyamıyorsa bunun için de bazı önerilerimiz olacak.

Çocuğunuzun uykusunda bağırdığını ya da ağladığını duyduğunuz zaman hemen odasına gidin ve onu nazik bir şekilde rahatlatın.

Kötü rüya sonucu uykusu bölünen çocuklarla ilgili olarak ebeveynlerin yaptığı “her şeyi aynı anda deneme” politikası ne yazık ki olumlu sonuç vermiyor.

Çoğu ebeveynin yaptığı en büyük hata, ‘her şeyi dene’ yaklaşımıdır. Yani, çocuğu kucaklama sonra ona bir içecek ya da atıştırmalık vermek. Hatta onları aşağı indirip televizyonu açıp keyfini yerine getirmeye çalışmak…

Ne yazık ki, bu ‘her şeyi dene’ yaklaşımı ters tepki veriyor.

Bunun yerine, yaklaşımınızı basite indirgeyin. Sakinleştirici olacağını bildiğiniz bir şey seçin. Mesela ona kocaman bir kucaklaşma teklif edin, ya da bebeğiniz için beyaz gürültü sesi açın. Bunun ardından da sakinleşene kadar onun yanında kalın. 

Onları yatıştırmak için yatağınıza yanınıza almak kişisel bir seçimdir. Bazı ebeveynler yataklarını paylaşmakta sakınca görmüyorsa bu yolu deneyebilir.

Ancak kendi yatağınıza almak konusunda kesin kurallarınız varsa ve bundan kaçınmak istiyorsanız, onları tekrar uyutmak için her akşam yaptığınız uyku vakti rutininize geri dönün.

Bir bebek veya yürümeye başlayan bir çocuk kabus gördüğünde uyanık değilse buna gece terörü denir.

Bu, uykunun farklı bir aşamasında olur ve çocuk aslında korkunun farkında değildir. Bu süreçte çocuğun gözleri genelde kapalıdır ve onları uyandırdığınızda olayı hatırlamayacaklardır.

Eğer bu tarz bir gece terörü ile karşı karşıya iseniz, çocuk korkunun farkında olmadığı için yatıştırılmaya ihtiyaç duymaz.

Tek yapmanız gereken, onları uyutmak için her zamanki rutininizi tekrarlamanız.

Gelelim karanlık korkusuna… Karanlık korkusu, özellikle yeni yürümeye başlayan çocuklarda sıklıkla görülür.

Karanlıktan korkan çocuğunuzu mutlaka dinleyin. Onun korkularını yok saymayın ya da küçümsemeyin. 

‘Orada bir şey yok, hadi yatağına dön’ demeniz çocuğunuzun daha da kötü hissetmesine sebep olabilir.

Bunun yerine bir gece lambası alın ya da kapıyı açık bırakıp koridorun ışığını açık bırakın.

Zifiri karanlıkta uyumanın daha faydalı olduğunu düşünüyorsunuz biliyorum ama inanın çocuğunuz uyuyana kadar biraz ışık kimseye zarar vermez. Sonra kapatırsınız…

Ebeveynler, çocukları gürültüden rahatsız olup uyanmasın diye genellikle kapıyı kapatırlar, ancak yeni yürümeye başlayan çocuklar çoğunlukla kapıları açık olduğunda daha iyi hissederler.

Bazı ebeveynler birlikte uyumayı seçer ve bunu güvenli bir şekilde yaptığınız sürece bunda bir problem yoktur.

Asıl problem birlikte uyumak istemeyenler için başlar.

Bebeğinizin kendi yatağında uyumasını istiyorsanız kurallara net bir şekilde uymanız gerekir. Bazı ebeveynler, bir çocuğun sabah 5’te yanlarına gelip tekrar uyumasına aldırış etmez, çünkü zaten 2 saat sonra kalkacaklardır. Ancak aynı çocuk gece 2’de gelince bunu istemezler.

Sorun şu ki, küçük bir çocuk bu zamanı ayırt edemez ve sizin tutarsız davranışınızı da anlamlandıramaz. 

Eviniz için geçerli kurallar koyarken bunu aklınızda bulundurun ve onlara her koşulda bağlı kalın.

Bu işinizi büyük ölçüde kolaylaştıracaktır.

Bebeklerin ve küçük çocukların geceleri uyanması gayet normaldir. Onları tekrar uyutmak ise, birçok ebeveynin yüzleşmek zorunda kaldığı zorlu bir mücadeledir.

Gece uyanmaları normaldir ve aslına bakarsanız, oksijen seviyelerini düzenler ve ani bebek ölümü sendromuna karşı da bebeğinizi korur.

Ancak ebeveynler için zorlu olan bu süreç, üzerinde çalışılması gereken bir konudur.

Bebeğiniz uyandıktan sonra tekrar uykuya dalmak için mücadele ediyorsa, gecenin başında nasıl uyuyakaldıklarına bakın ve bunun üzerinde çalışın.

Bir bebek sallanıyorsa, besleniyorsa veya kucaklanıyorsa, her uyandığında bunu isteyecektir.

İşte bu yüzden bir çocuğu bağımsız olarak uykuya dalması için eğitmek son derece önemlidir. Böylece gece boyunca tekrar uyuyabilmek için sizin orada olmanıza ihtiyaç duymazlar.

Bir çocuk genellikle kendi kendine sakinleşir ancak normalden daha fazla uyanmaya başlarsa, bunun nedeni diş çıkarma, hastalık, ağrı, reflü veya mide sorunları olabilir. Bu konularda da hekiminizden bir randevu alarak gerekli desteği alabilirsiniz.

Gelelim ergenlik dönemindeki çocuklara… 14 ile 17 yaş arasındaki çocukların uyku rutinini yedi gün boyunca tutarlı tutmaya çalışmak çok önemlidir.

14 ila 17 yaş arasındaki çocuklar sadece 8-10 saat uykuya ihtiyaç duyar, ancak uyku düzenlerinde hafta sonları büyük değişiklik oluyorsa, bu uyku kalitelerini etkileyebilir.

Elbette haftanın 5 günü erkenden kalkan çocuklarınız için hafta sonu esneklik sağlayabilirsiniz ve sağlamalısınız da. Ama abartmadan. Hafta sonu gece 3’te uyuyup ertesi günü 12’ye kadar uyuyan bir çocuk, hafta boyunca iyi uyuyamaz.

Bir diğer önemli konu da mavi ışık…

Mavi ışık, gençler için en büyük uyku engelleyicilerden biridir ve uyuyana kadar telefonlarında olmaları da ne yazık ki alışılmadık bir durum değildir. Burada iş anne babaya düşüyor. Çocuklarınızı yatmadan bir saat önce telefonları ve tabletleri kapatmaya teşvik etmek – ve mümkünse telefonlarını odalarının dışında tutmak – çok daha kaliteli uyku almaları anlamına gelir.

Diyetlerine de bakın. Öğleden sonra 3’den sonra kafein içeren gazlı bir içecek içmek ya da günün geç saatlerinde tatlı ve çikolata yemek uykularını olumsuz yönde etkileyebilir.

Çocuğunuz uyku ile mücadele ediyorsa ve gün içinde uykulu veya sinirliyse, bu konu ile acilen ilgilenmelisiniz anlamına geliyor…

Bazı ebeveynler, çocukların yatmadan önce bir sakinleşme rutini yaşaması konusunda çok fazla endişeleniyorlar.

Oysa ki yeni araştırmalar gösteriyor ki, yatmadan önce mutlu veya enerjik oyunlarla salınan endorfinlerin aslında uykuya yardımcı…

Bırakın o son enerji parçasını sizinle birlikte yaksınlar, bolca eğlensinler ve sonra uyusunlar…

Evden uzakta uyumak da, bazı çocukların uykuya dalmasını zorlaştırabilir.

Çocuklar yeni ortamlarda uyurken her şeyi olabildiğince tanıdık tutmaya çalışın.

Evden bir battaniye almalarına izin verin ya da belki bir uyku oyuncağı…

Yatma zamanını tanıdık tutmaya çalışmak gerçekten önemlidir, bu yüzden mümkün olduğunca tutarlı olun.

Bu uygulamayı tatilde yapabileceğiniz gibi kendi evlerinizde de yapabilirsiniz. Anne baba boşanmış ise ve çocuk hafta sonları diğer ebeveynine yatıya gidiyorsa, bu yöntem ile çocuğunuz çok daha huzurlu olacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir