İran araştırmacısı Uygur’a göre BAE’ye saldırılar ve Körfez gerilimi artabilir

İran araştırmacısı Uygur'a göre BAE'ye saldırılar ve Körfez gerilimi artabilir
İran araştırmacısı Uygur'a göre BAE'ye saldırılar ve Körfez gerilimi artabilir

Uygur, Arap Baharı’ndan bugüne Orta Doğu’daki gelişmelerin seyrini AA muhabirine değerlendirdi.

İran’ın bölgede güçlü bir aktör olduğunu ve özellikle Arap Baharı’ndan sonra varlığını Lübnan’dan Afganistan’a kadar artırdığını ifade eden Uygur, şöyle konuştu:

“Viyana’da yapılacak nükleer görüşmeler, İran’ın dış politikası için önemli. 2015’te Obama yönetimiyle İran arasında nükleer anlaşma imzalanmıştı ve 5+1 ülkeleri dediğimiz Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeleri ve Almanya’nın bir tarafta, İran’ın diğer tarafta olduğu bir nükleer anlaşmaydı. Buna göre İran nükleer konusunda kısıtlamaya gidecek ABD yönetimi ve Birleşmiş Milletlerin uyguladığı yaptırımları kaldırılacaktı. ABD yönetiminin değişmesiyle anlaşmada bazı değişiklikler yapıldı. Trump, 2018’de anlaşmadan çıktı ve yeni yaptırımlar uygulamaya başladı.”

– “BÖLGESEL YAYILMA POLİTİKASINI SÜRDÜRMEK İSTEYECEKTİR”

Uygur, Trump’ın maksimum baskı politikasının özellikle İran’ın petrol satışını engellemesi gibi birçok ekonomik yaptırımı kapsadığına işaret ederek, bu dönemdeki ABD yönetiminin İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu terör örgütü olarak kabul ettiğini dile getirdi.

İran’ın döviz işlemleri açısından çok büyük sorunlarla karşı karşıya kaldığına dikkati çeken Uygur, şöyle devam etti:

“Şimdi Biden geldi ve yönetiminin anlaşmaya geri dönmek istediğini görebiliyoruz. Bu bağlamda Viyana’daki görüşmeler devam ediyor ve çok büyük ihtimalle bu ay içinde ya da önümüzdeki ayın başında yeniden uzlaşmaya varılacak. Yapılması planlanan anlaşma çerçevesinde yeni durumlar ortaya çıkacak. Yeni bir ‘nükleer anlaşma 2’ dedikleri anlaşma imzalanacak. Peki bunun bölgeye ve Türkiye’ye sonuçları ne olacak, İran-Türkiye ilişkileri nasıl olur? Muhtemelen İran bu anlaşmadan elde edeceği maddi rahatlamayı, döviz gelirlerini, yine bölgedeki faaliyetlerini artırmak için kullanacak çünkü İran’ın bölgede geniş bir milis ağı var. Bunlar ciddi paralar gerektiren hareketler. Dolayısıyla son birkaç yılda sıkıntı yaşayan İran, elde edeceği rahatlıkla bölgesel yayılma politikasını sürdürmek isteyecektir.”

– “BASRA KÖRFEZİ’NDEKİ ASKERİ GERİLİM ARTABİLİR”

Trump’ın olmamasının bölgedeki bazı ülkeleri zor durumda bıraktığını söyleyen Uygur, şunları kaydetti:

“Trump’ın devrede olmaması, İsrail ile bölgedeki bazı ülkeler arasında yeniden şekillenmeye başlayan İbrahim Anlaşması, geleceği soru işaretleriyle karşı karşıya bırakıyor. Dolayısıyla Trump’ın olmaması bu ülkeleri zor durumda bırakıyor. İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri ve belki Bahreyn, Suudi Arabistan buna katılabilir, bu görüşler var. Son dönemde başta Yemen’den Husi Ensarullah örgütü olmak üzere, BAE ve Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar önümüzdeki dönemde İran’ın rahatlamasıyla birleşince bölgedeki krizin daha da şiddetleneceğini öngörebiliriz. BAE’ye yönelik saldırılar ve Basra Körfezi’ndeki askeri gerilim artabilir.”

Bölgenin önemli bir ülkesi olan Türkiye’nin, yaşanması muhtemel bu durumlardan etkilenebileceğini aktaran Uygur, bu tür olaylara karşı kayıtsız kalınamayacağını ifade etti.

Türkiye’nin bölgesel gelişmelere göre tavrını belirleyeceğini vurgulayan Uygur, “Türkiye’nin olaylara dışarıdan bakma lüksü yok. Türkiye bölgesel gelişmelere göre tavrını belirleyecek diye düşünüyorum. Özellikle Cumhurbaşkanımızın BAE’ye yaptığı ziyaret ve çıkacak sonuçlar çok önemli. Suudi Arabistan ve İran’a yapılması planlanan ziyaretlerden çıkacak sonuçlar çok önemli. Bütün bunlar bölgedeki gelişmelerin Viyana sonrası yeniden şekilleneceğini, yeniden dengelerle ayarlama yapılacağını gösteriyor. Türkiye muhtemelen buna uygun bir pozisyon alacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*